CRM Verileriyle Müşteri Geri Bildirimini Otomatik Toplama ve Analiz Etme

false
Otomasyon
Makale Başlığı: CRM Verileriyle Müşteri Geri Bildirimini Otomatik Toplama ve Analiz Etme: B2B Büyüme Stratejinizin Merkezi Sinir Sistemi
Giriş: B2B ekosisteminde liderlik, pazarın nabzını tutmakla değil, o nabzı oluşturan her bir kalp atışını, yani müşteri etkileşimini anlamakla mümkündür. Günümüzün rekabetçi pazarında şirketlerin en büyük yanılgısı, müşterilerinin ne istediğini bildiklerini varsaymaktır. Bu varsayım, genellikle yıllık anketler, tesadüfi telefon görüşmeleri veya en sesli müşterinin şikayetleri gibi reaktif ve parçalı verilere dayanır. Ancak bu yöntemler, okyanusu bir bardak suyla ölçmeye benzer: yetersiz, bağlamdan kopuk ve çoğu zaman yanıltıcıdır. Sürdürülebilir büyüme, varsayımlar üzerine değil, sürekli, otomatik ve eyleme dönüştürülebilir veriler üzerine inşa edilir. Corner Group olarak, çatımız altındaki SAAS Corner, Sales Corner, CRM Corner, Brand Corner ve Social Media Corner markalarımızla edindiğimiz holding perspektifi, bize bu gerçeği net bir şekilde göstermektedir: Müşteri geri bildirimi, pazarlama veya müşteri hizmetleri departmanının bir görevi değil, tüm organizasyonun büyüme motorunu besleyen merkezi sinir sistemidir. Bu sistemin kalbinde ise, tüm müşteri verilerinin hayat bulduğu ve anlam kazandığı CRM platformunuz yer alır. Bu makalede, CRM verilerini kullanarak müşteri geri bildirimini otomatik toplama ve analiz etme sürecini, sadece bir operasyonel verimlilik aracı olarak değil, bütünsel bir büyüme stratejisinin temel taşı olarak ele alacağız.
Bölüm 1: Geleneksel Geri Bildirim Yöntemlerinin Kısıtları ve Bütünsel Otomasyonun Stratejik Önemi
B2B dünyası, uzun satış döngüleri, karmaşık karar alma süreçleri ve yüksek değerli ilişkilerle tanımlanır. Bu dinamikler içinde müşteri geri bildirimini doğru zamanda ve doğru şekilde toplamak, geleneksel yöntemlerle neredeyse imkansızdır. Geleneksel yaklaşımların neden modern büyüme stratejileri için yetersiz kaldığını anlamak, otomasyonun getireceği devrimi kavramak için kritik bir ilk adımdır.
Geleneksel Yöntemlerin Çıkmazları:
Yıllık Memnuniyet Anketleri: Bu anketler genellikle yıl sonunda gönderilir ve müşterinin o anki ruh halini veya en son yaşadığı deneyimi yansıtır. Altı ay önce yaşanan kritik bir entegrasyon sorunu veya üç ay önce satış ekibinden alınan mükemmel bir danışmanlık hizmeti, bu anketlerin gürültüsü içinde kaybolur. Sonuçlar, genel bir tablo sunsa da, müşteri yolculuğunun kritik anlarına dair eyleme geçirilebilir içgörülerden yoksundur. Ayrıca, uzun ve sıkıcı anketler düşük katılım oranlarına yol açar ve genellikle sadece çok memnun veya çok memnuniyetsiz müşteriler tarafından doldurulur, bu da verinin kutuplaşmasına neden olur.
Manuel Telefon Görüşmeleri: Müşteri ilişkileri yöneticilerinin periyodik olarak yaptığı "nabız yoklama" aramaları değerlidir, ancak ölçeklenebilir değildir. Bir yöneticinin yüzlerce müşteriyi düzenli olarak araması imkansızdır. Bu görüşmeler standardize edilmemiştir, elde edilen bilgiler genellikle not defterlerinde veya dağınık elektronik tablolarda kalır ve kurumsal hafızaya dönüşmez. Bu veriler, analiz edilebilir ve trendleri ortaya çıkarabilir yapısal bir formata sahip değildir.
Reaktif Şikayet Yönetimi: Sadece sorun çıktığında veya bir müşteri şikayet ettiğinde geri bildirim toplamak, yangın çıktıktan sonra itfaiyeyi çağırmaya benzer. Bu yaklaşım, sorunları önlemek yerine sadece hasar kontrolü yapmanızı sağlar. Proaktif bir şekilde potansiyel sorunları tespit etme ve müşteri kaybını önleme fırsatını tamamen ortadan kaldırır. En önemlisi, sessiz çoğunluğun, yani memnuniyetsiz olup bunu dile getirmeyen ancak sözleşme yenileme zamanı geldiğinde sessizce giden müşterilerin sesini duymanızı engeller.
Otomasyonun Stratejik Yükselişi:
Otomasyon, bu noktada sadece bir verimlilik aracı olarak değil, bir strateji dönüştürücü olarak devreye girer. Corner Group bünyesindeki Sales Corner ve CRM Corner tecrübelerimiz, otomasyonun doğru kurgulandığında insan dokunuşunu ortadan kaldırmadığını, tam aksine insan etkileşimini daha anlamlı ve değerli kıldığını göstermektedir. Otomatik geri bildirim sistemleri, ekiplerinizin zamanını veri toplamakla değil, veriyi yorumlayarak stratejik kararlar almakla geçirmesini sağlar. Bu sistem, müşteri yolculuğunun her bir kritik anında, doğru soruları sorarak, veriyi merkezi bir yapıda (CRM) toplayarak ve bu veriyi analiz ederek, organizasyonun tüm birimlerine gerçek zamanlı içgörüler sunar. Bu, reaktif bir duruştan proaktif bir büyüme pozisyonuna geçişin ta kendisidir.
Bölüm 2: Stratejik Temeller: Akıllı Geri Bildirim Döngüsünü Kurmanın Kuralları
Otomatik bir geri bildirim sistemi kurmak, rastgele anketler göndermekten çok daha fazlasıdır. Bu, müşteri yolculuğunu derinlemesine anlamayı ve bu yolculuktaki kritik temas noktalarını belirleyerek anlamlı bir diyalog başlatmayı gerektiren stratejik bir süreçtir. Başarılı bir sistem, üç temel kural üzerine inşa edilir: doğru an, doğru soru ve doğru kanal.
Kural 1: Doğru Anları Belirlemek (Akıllı Tetikleyiciler)
Geri bildirimin değeri, bağlamından gelir. Müşteriye satış sürecinden memnun olup olmadığını, sözleşme imzaladıktan altı ay sonra sormak anlamsızdır. Akıllı tetikleyiciler, CRM'deki verilere dayanarak, müşteri yolculuğundaki belirli olaylar gerçekleştiğinde geri bildirim taleplerini otomatik olarak başlatır. Bu, geri bildirimin hem taze hem de ilgili olmasını sağlar.
Satış Sonrası Tetikleyiciler: Bir anlaşma CRM'de "Kazanıldı" olarak işaretlendiğinde, karar vericiye satış ve onboarding sürecinin ne kadar pürüzsüz olduğuna dair kısa bir anket gönderilebilir. Bu, Sales Corner'ın uzmanlık alanına giren bir konudur; satış sürecindeki potansiyel pürüzleri erkenden tespit etmeyi ve gelecekteki süreçleri iyileştirmeyi sağlar.
Entegrasyon ve Kurulum Sonrası Tetikleyiciler: Müşterinin ürününüzü kullanmaya başladığı ilk haftalar kritiktir. Teknik kurulum veya entegrasyon tamamlandıktan 7 gün sonra gönderilecek bir "Müşteri Efor Skoru (CES)" anketi, müşterinin ne kadar zorlandığını ölçer ve proaktif destek sağlama fırsatı sunar.
Destek Talebi Çözüldüğünde: Bir destek talebi (ticket) kapatıldığında, müşteriye aldığı hizmetin kalitesini ölçen bir "Müşteri Memnuniyet Skoru (CSAT)" anketi anında gönderilmelidir. Bu, hizmet kalitesini sürekli izlemek ve bireysel destek temsilcilerinin performansını değerlendirmek için paha biçilmezdir.
Önemli Bir Özellik Kullanıldığında: Müşterinin, ürününüzün kilit bir özelliğini ilk kez kullandığını veya belirli bir kullanım eşiğini (örneğin, 100. raporu oluşturduğunda) aştığını CRM verilerinden tespit edip, o özelliğe özel bir geri bildirim talebi gönderebilirsiniz. Bu, ürün geliştirme ekibine doğrudan ve bağlama dayalı veri sağlar.
Sözleşme Yenileme Öncesi: Sözleşme yenileme tarihinden 90 gün önce, müşterinin genel memnuniyetini ve gelecekteki niyetlerini ölçen bir "Net Tavsiye Skoru (NPS)" anketi, potansiyel churn risklerini önceden belirlemenize ve gerekli önlemleri almanıza olanak tanır.
Kural 2: Doğru Soruları Sormak (Metriklerin Ötesinde)
Farklı anlar, farklı sorular gerektirir. Amacınız, sadece bir skor elde etmek değil, o skorun arkasındaki "neden"i anlamaktır.
Net Tavsiye Skoru (NPS - Net Promoter Score): "Şirketimizi/ürünümüzü bir iş arkadaşınıza veya dostunuza tavsiye etme olasılığınız 0-10 arası bir ölçekte nedir?" sorusuyla ölçülür. Bu, müşteri sadakati ve genel marka algısı için güçlü bir göstergedir. Ancak tek başına yetersizdir. Mutlaka "Bu puanı vermenizin en önemli nedeni nedir?" gibi açık uçlu bir takip sorusuyla desteklenmelidir.
Müşteri Memnuniyet Skoru (CSAT - Customer Satisfaction Score): Genellikle tek bir etkileşim sonrası memnuniyeti ölçer. "Aldığınız destek hizmetinden ne kadar memnun kaldınız?" gibi sorularla, 1-5 arası bir ölçekte ölçülür. Anlık hizmet kalitesini izlemek için idealdir.
Müşteri Efor Skoru (CES - Customer Effort Score): "Sorununuzu çözmek için ne kadar çaba sarf etmeniz gerekti?" sorusuna odaklanır. Araştırmalar, müşteri sadakatini en çok etkileyen faktörün, memnuniyetten ziyade işlerin kolay halledilmesi olduğunu göstermektedir. Özellikle onboarding ve destek süreçleri için kritik bir metriktir.
Açık Uçlu Sorular: Otomatik analizin gücü, artık açık uçlu soruların getirdiği nitel verileri de ölçeklenebilir bir şekilde işleyebilmemizdir. "Ürünümüzde tek bir şeyi değiştirebilseydiniz, bu ne olurdu?" veya "Bizimle çalışmanın en sevdiğiniz yanı nedir?" gibi sorular, pazarlama mesajlarından ürün yol haritasına kadar her şeyi besleyecek ham maddeler sunar.
Kural 3: Doğru Kanalları Kullanmak (Müşteriye Ulaşmak)
Müşterilerinizle nerede ve nasıl iletişim kurduğunuz, katılım oranlarını doğrudan etkiler. Tek bir kanala bağlı kalmak yerine, çok kanallı bir yaklaşım benimsemek gerekir.
E-posta: B2B iletişimi için hala en yaygın ve etkili kanaldır. CRM ile entegre e-posta otomasyon araçları sayesinde, kişiselleştirilmiş ve doğru zamanda gönderilen anket davetleri yüksek yanıt oranları getirebilir.
Uygulama İçi Bildirimler (In-App): Eğer bir SAAS ürününüz varsa, kullanıcılar platformunuzu kullanırken, belirli bir eylemi tamamladıktan hemen sonra küçük bir anket penceresi göstermek, en yüksek bağlama sahip geri bildirimi almanın en etkili yollarından biridir. Bu, SAAS Corner'ın müşteri kazanımı ve elde tutma stratejilerinde sıkça vurguladığı bir taktiktir.
SMS: Özellikle acil veya zamanlaması kritik geri bildirimler için (örneğin, bir saha hizmeti tamamlandıktan hemen sonra) etkili olabilir.
Sosyal Medya Dinlemesi: Bu, talep edilmemiş geri bildirimin en saf halidir. Social Media Corner'ın uzmanlık alanına giren sosyal dinleme araçları, markanız, ürünleriniz veya rakipleriniz hakkında yapılan konuşmaları takip ederek, bunları analiz edip CRM'e aktarabilir. Bu, müşterilerin gerçekten ne düşündüğünü filtresiz bir şekilde duymanızı sağlar.
Bölüm 3: CRM'in Merkezi Rolü: Veri Entegrasyonu ve Akıllı Analiz
Otomatik geri bildirim sisteminin beyni analiz motoru ise, kalbi kesinlikle CRM platformudur. Geri bildirim verileri, CRM'deki müşteri profiliyle birleştiğinde bir skordan çok daha fazlası haline gelir; stratejik bir varlığa dönüşür. CRM Corner'daki tecrübemiz, entegrasyonun bu dönüşümdeki kilit rolü oynadığını defalarca kanıtlamıştır.
CRM Neden Stratejinin Merkezinde Olmalı?:
Tekil Müşteri Görünümü (Single Customer View): CRM, bir müşterinin kim olduğu, hangi sektörde faaliyet gösterdiği, şirket büyüklüğü, geçmiş satın alımları, destek talepleri, satış görüşmeleri ve pazarlama etkileşimleri gibi tüm kritik bilgileri barındırır. Toplanan bir NPS puanı, bu bağlam olmadan havada kalır. Örneğin, 10 yıldır sizinle olan ve en yüksek ciroya sahip bir müşteriden gelen 6 puanlık bir NPS, yeni ve küçük bir müşteriden gelen 6 puandan çok daha acil bir eylem gerektirir. CRM, bu ayrımı anında yapmanızı sağlar.
Segmentasyon ve Kişiselleştirme: CRM verileri, geri bildirim analizlerini derinlemesine segmentlere ayırmanıza olanak tanır. Örneğin, "Finans sektöründeki kurumsal müşterilerin en sık talep ettiği özellik nedir?" veya "Son 6 ayda müşteri olan KOBİ'lerin onboarding sürecindeki en büyük zorluk nedir?" gibi soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Bu, kaynaklarınızı doğru yere odaklamanıza yardımcı olur.
Entegrasyonun Gücü: Bütünsel Bir Veri Akışı Yaratmak
CRM'in merkezi rolünü etkinleştirmek için, geri bildirim toplama ve analiz araçlarınızın CRM ile kusursuz bir şekilde konuşması gerekir.
Anket Araçları Entegrasyonu: Typeform, SurveyMonkey, Qualtrics gibi popüler anket araçlarını CRM'inize (Salesforce, HubSpot, Zoho vb.) entegre etmek, anket yanıtlarının otomatik olarak doğru müşteri kaydının altına yazılmasını sağlar. Bu, manuel veri girişini ortadan kaldırır ve verinin anında kullanılabilir olmasını garantiler.
Destek Platformları Entegrasyonu: Zendesk, Intercom veya Freshdesk gibi müşteri hizmetleri platformlarından gelen CSAT skorları ve konuşma metinleri de doğrudan CRM'e akmalıdır. Bu sayede, bir müşterinin genel memnuniyetini değerlendirirken, son destek deneyiminin detaylarını da görebilirsiniz.
İletişim Kanalları Entegrasyonu: E-posta pazarlama platformları, sosyal medya yönetim araçları ve hatta telefon santrali sistemlerinden gelen verilerin CRM ile senkronize olması, 360 derecelik müşteri görünümünü tamamlar.
Veriyi Anlamlandırmak: Otomatik Analiz Teknikleri
Büyük miktarda geri bildirim verisi toplamak, denklemin sadece bir yarısıdır. Asıl değer, bu veriyi hızlı ve ölçeklenebilir bir şekilde analiz edip eyleme dönüştürülebilir içgörüler çıkarmakta yatar.
Duygu Analizi (Sentiment Analysis): Yapay zeka destekli bu teknoloji, açık uçlu yorumlardaki metinleri okuyarak, bunların pozitif, negatif veya nötr bir duygu içerip içermediğini otomatik olarak belirler. Binlerce yorumu manuel olarak okumak yerine, sistem "negatif" olarak etiketlenen tüm yorumları bir araya getirerek, acil müdahale gerektiren konulara odaklanmanızı sağlar. Örneğin, negatif bir yorum içeren bir anket yanıtı geldiğinde, CRM'de otomatik olarak ilgili müşteri temsilcisine bir görev (task) oluşturulabilir.
Anahtar Kelime ve Konu Tespiti (Keyword & Topic Extraction): Bu teknik, geri bildirim metinlerinde en sık geçen kelimeleri ve konuları belirler. Müşterileriniz sürekli "kullanıcı arayüzü", "raporlama özellikleri" veya "entegrasyon zorlukları" gibi konulardan mı bahsediyor? Bu analiz, ürün geliştirme ve hizmet iyileştirme çabalarınız için net bir önceliklendirme haritası sunar.
Korelasyon Analizi: Otomatik sistemler, geri bildirim verileri ile iş metrikleri arasındaki ilişkileri ortaya çıkarabilir. Örneğin, "Düşük CES puanına sahip müşterilerin churn oranı daha mı yüksek?" veya "NPS'i 9 ve 10 olan müşterilerin yaşam boyu değeri (LTV) diğerlerine göre ne kadar fazla?" gibi soruları yanıtlayarak, geri bildirim metriklerinin iş sonuçları üzerindeki somut etkisini kanıtlayabilirsiniz. Bu, yatırımın geri dönüşünü (ROI) göstermek için güçlü bir araçtır.
Bölüm 4: Geri Bildirimden Aksiyona: Büyüme Ekosistemini Beslemek
Veri toplamak ve analiz etmek, eğer eyleme dönüşmüyorsa, entelektüel bir egzersizden öteye geçemez. Otomatik geri bildirim sisteminin gerçek gücü, ortaya çıkardığı içgörüleri organizasyonun farklı departmanlarına akıtarak, bütünsel bir büyüme döngüsü yaratmasından gelir. Corner Group'un çoklu marka yapısı, bu döngünün ne kadar güçlü olabileceğinin canlı bir kanıtıdır.
Satış Süreçlerini ve Müşteri İlişkilerini Güçlendirmek (Sales Corner Perspektifi):
Otomatik bir geri bildirim sistemi, satış ve müşteri yönetimi ekipleri için bir erken uyarı ve fırsat radarı görevi görür.
Risk Tespiti ve Churn Önleme: Bir müşterinin memnuniyet skorları düşmeye başladığında veya negatif bir geri bildirim bıraktığında, sistem CRM üzerinde otomatik olarak bir "risk" bayrağı oluşturabilir ve hesap yöneticisine derhal bir bildirim gönderebilir. Bu, sorunlar büyümeden ve müşteri ilişkiyi sonlandırmayı düşünmeden önce proaktif müdahale imkanı tanır.
Upsell ve Cross-sell Fırsatları: Bir müşteri sürekli olarak belirli bir özelliğe övgüler düzüyor veya o özelliğin daha gelişmiş versiyonunu talep ediyorsa, bu net bir upsell (üst pakete satış) sinyalidir. Benzer şekilde, "Keşke X özelliğiniz de olsaydı" diyen bir müşteriye, eğer X özelliği başka bir ürününüzde mevcutsa, bu bir cross-sell (çapraz satış) fırsatı yaratır. CRM, bu sinyalleri yakalayıp satış ekibinin önüne getirebilir.
Referans ve Vaka Çalışması Adayları: NPS anketinde 9 veya 10 (Promoter) veren müşteriler, markanızın en büyük savunucularıdır. Sistem, bu müşterileri otomatik olarak "Referans Adayı" olarak etiketleyebilir. Satış ekibi yeni bir potansiyel müşteriyle konuşurken, CRM'den aynı sektördeki mutlu bir referans müşteriyi anında bulabilir.
Pazarlama ve Marka Stratejisini Şekillendirmek (Brand Corner & SAAS Corner Perspektifi):
Müşterinin sesi, en güçlü pazarlama içeriğidir. Otomatik geri bildirim, pazarlama ve marka ekiplerine otantik ve sürekli bir içerik kaynağı sunar.
Otantik Pazarlama İçerikleri: Olumlu geri bildirimler, izin alınarak web sitenizde, sosyal medyada veya satış sunumlarında "testimonial" (müşteri yorumu) olarak kullanılabilir. Brand Corner'ın içerik üreticisi pazarlaması tecrübesi, gerçek müşteri yorumlarının, cilalı pazarlama metinlerinden çok daha etkili olduğunu göstermektedir. Sistem, en etkili yorumları pazarlama ekibinin kullanabileceği bir havuzda toplayabilir.
Hedef Kitle ve Mesajlaşma Optimizasyonu: Müşterilerinizin en çok hangi özelliklerinize değer verdiğini veya hangi sorunlarını çözdüğünüzü kendi kelimeleriyle ifade etmeleri, SAAS Corner'ın odaklandığı müşteri kazanımı (customer acquisition) stratejileri için bir altın madenidir. Pazarlama mesajlarınızı, bu gerçek müşteri diline dayandırarak, potansiyel müşterilerle çok daha derin bir rezonans kurabilirsiniz. İdeal müşteri profilinizi (ICP) bu verilere göre sürekli olarak güncelleyebilirsiniz.
Marka Savunucularını Belirlemek: Promoter olarak tanımlanan müşteriler, sadece referans olmakla kalmaz, aynı zamanda potansiyel marka elçileridir. Brand Corner, bu kişileri belirleyerek onlarla özel bir ilişki kurabilir, onlara özel içerikler sunabilir veya onları endüstri etkinliklerinde konuşturarak markanızın sesini organik bir şekilde yaymalarını sağlayabilir.
Ürün Geliştirme Yol Haritasını Veriye Dayandırmak:
Ürün ekipleri genellikle neyi inşa edeceklerine dair kararları kendi varsayımlarına veya en çok bağıran müşterinin taleplerine göre verirler. Otomatik geri bildirim sistemi, bu süreci demokratikleştirir ve veriye dayalı hale getirir.
Özellik Taleplerini Önceliklendirme: Geri bildirim analizinde en sık tekrarlanan özellik talepleri veya şikayet konuları, ürün yol haritası için net bir girdi sağlar. "Kaç müşteri bu özelliği istiyor?" ve "Bu özelliği isteyen müşterilerin toplam cirosu nedir?" gibi soruları CRM verileriyle yanıtlayarak, en yüksek iş etkisine sahip geliştirmelere öncelik verebilirsiniz.
Kullanıcı Deneyimini (UX) İyileştirme: Müşterilerin "kullanımı zor" veya "kafa karıştırıcı" olarak nitelediği alanlar, UX/UI ekipleri için bir odak noktası haline gelir. CES (Müşteri Efor Skoru) verileri, ürünün hangi bölümlerinin en fazla efor gerektirdiğini net bir şekilde gösterir.
Sonuç: Bütünsel Bir Büyüme Motoru Olarak Geri Bildirim
Corner Group olarak benimsediğimiz holding perspektifi, bize iş dünyasındaki departmanların izole adacıklar olmadığını, aksine birbirine bağlı bir ekosistem olduğunu öğretmiştir. Müşteri geri bildirimini CRM verileriyle otomatikleştirme stratejisi, bu ekosistemin damarlarına kan pompalayan, onu canlı ve dinamik tutan bir sistemdir. Bu, tek bir departmanın projesi değil, tepe yönetimin sahiplenmesi gereken, kurum kültürüne entegre edilmesi gereken bir felsefedir.
Bu sistem, SAAS Corner'ın daha nitelikli potansiyel müşteriler bulmasını sağlar, çünkü pazarlama artık gerçek müşteri ihtiyaçlarına dayalı mesajlar üretir. Sales Corner'ın daha etkili satış yapmasını ve müşteri kaybını önlemesini sağlar, çünkü ekipler riskleri ve fırsatları gerçek zamanlı olarak görür. CRM Corner, bu sistemin teknik altyapısını kurarak veri akışının kusursuz olmasını garantiler. Brand Corner ve Social Media Corner ise müşterinin pozitif sesini alıp tüm pazara yansıtarak bir itibar ve güven çemberi oluşturur.
Sonuç olarak, B2B pazarında sürdürülebilir bir rekabet avantajı yaratmak, artık sadece daha iyi bir ürün veya daha agresif bir satış ekibine sahip olmakla ilgili değildir. Bu avantaj, müşteriyi dinleme, anlama ve organizasyonun her bir parçasını bu anlayış etrafında hizalama yeteneğinden gelir. CRM verileriyle desteklenen otomatik bir geri bildirim döngüsü, bu yeteneği reaktif bir çabadan, proaktif, ölçeklenebilir ve akıllı bir büyüme motoruna dönüştürür. Gelecek, sadece müşterilerini dinleyenlerin değil, tüm operasyonlarını müşterilerinin sesi üzerine inşa eden şirketlerin olacaktır.